Düşünmeden yapılan her şeyin bilinçaltının yaptığını bilmeyen yoktur sanırım. Peki bu
kaynağı bilinçaltına nasıl sağlıyoruz ? bilinçaltı, 24 saat uyumadan gerekli, gereksiz, iyi, kötü
ayrımı yapmadan tüm bilgileri bünyesinde toplar. Bu topladığı bilgiler siz farkında bile
olmadan, bilinçli zihninizi değiştirir. Bir tiyatro sahnesi hayal edin perde açıldı, ışılar söndü
ve aktör belirdi. Tepeden sadece aktöre yöneltilen ışığı canlandırdınız mı gözünüzde ? işte o
ışığın alanı bilinçli zihninizi ifade ederken, salonun tamamı ve diğer tüm ayrıntılar sizin
bilinçaltınızdır. Yani bilinçli zihin sizi % 5 kontrol ederken bilinçaltınız da bu oran % 95’tir.
Bu da demek oluyor ki bilinçli zihin, bilinçaltıyla beslenebilir. Bilinçaltını yönetmek, nasıl
alıştığını bilmekten geçer. Bilinçli zihin akıl yürütür, sorgular, ve mantığı devreye sokar.
Fakat bilinçaltı bunların hiç birini yapmaz. Peki yapmayı öğrenemez mi ? bu sorunun
cevabını adım adım birlikte bulalım.
Araba kullanmak, yemek yapmak, yürümek tüm buna benzer eylemler bilinçaltının
kontrolündedir. Bilinçaltı sinir sistemiyle çalışır. Eğer bunları yaparken yani bilinçaltı
devredeyken bir anda bilinçli zihni kullanmaya başlar, yani o işlemi yaparken sorular
sorarsak. Neden yapıyorum ? ne kadar yapmaya devam edeceğim ? nasıl yapıyorum ? gibi
cevabı basit ama kontrolü size veren bir sistem uygularsak. Bunu yapmaya devam ettiğiniz
sürece bilinçaltı davranışlarınıza etki ederken zorlanacaktır. Çünkü % 100 farkında olarak
yapmak bilinçli zihnin kontrolündedir. Bilinçli zihin, bilinçaltı gibi tüm bilgileri depolamaz
duyduğu , gördüğü, okuduğu, her şeyi fitreden geçirir. Filtreden geçenler bilinçaltının arşivine
gider. Filtren geçerken sizin sahip olduğunuz inançlar ve kaideler doğrultusunda ret yada
kabul kararı alınır. İnançlarınızla örtüşmeyen hiçbir şey bilinçaltına kabul edilmez. Bu
yüzdendir ki sahip olunan alışkanlıklar ve düşünceler inanca dönüştürülmemeli. Bir eylemi ya
da düşünceyi benimserken dikkatli olun. Benimsediğiniz düşünce siz uyurken duyduğunuz
her hangi bir şeye kabul kararı aldırabilir.
Bilinçaltı siz daha doğmadan çalışmaya başlar, yani sizin bir parçanızken sizden çok şey bilir.
Hamileyken bebeğine müzik dinleten anneleri görmüşsünüzdür. Anne, bebeğinin bilinçaltında
yeni raflar oluşturur, bilerek yada bilmeyerek doğana kadar o rafları doldurur. Doğum
gerçekleştiğinde zihin de devreye girer, ve bilinçaltından beslenerek yaşama ayak uydurmaya
çalışır.
Bilinçaltı olumsuzluk eklerini kabul etmez, cümle olarak değil, kelime olarak algılar. “Mavi
bir kurbağa düşünme” cümlesini okuduktan hemen sonra mavi bir kurbağa canlandırıp onu
düşündünüz değil mi ? çünkü bilinçaltı sadece mavi, kurağa ve düşünmek kelimelerini bir
araya getirdi. O yüzden günlük hayatınızda kendinize ya da bir başkasına olumsuzluk eki olan
cümleler kurmaktan kaçının. Geç kalma yerine vakitli gel, sorumluluklarını aksatma yerine
sorumluluklarına önem ver cümlelerini kullanın.
Duygular da bilinçaltının kontrolündedir. Bilinçaltınızda yerleşmiş duygular, inançlar ve
hafıza sizin o duygu karşısında verdiğiniz tepkilerin asıl nedenidir. Diyelim ki insan
kaynakları müdürüsünüz. Pozisyon açtığınız ilan için iki görüşme yapacaksınız. İki çalışma
adayınızın da nitelikleri iş için yeterli. Fakat ikinci görüşme sırasında çalışma adayınız çok
şanslı olduğunu belirtti.
Bu durumda hangi adayda karar kılarsınız. Cevabınız şanslı olduğunu söyleyen kişiden
yanaysa bu kararı size bilinçaltınız aldırdı. Eğer iş için şanslı olma niteliği koymadıysanız
tabi. Bilinçaltı kişiyi şanslı olarak kodladı ve iş ortamında da şanslı olacağı kanısına vardı. Bu
örnekler çoğaltılabilir.

Bu örnekte başka bir detayda var. Karşınızdakinin bilinçaltını yönlendirebilirsiniz. Kendinizle
ilgili kuracağınız olumlu cümleler ve betimlemeler, karşınızdakine kendinizle ilgili verdiğiniz
kodlardır. O kişi sizin verdiğiniz kodlara hizmet edecek, davranışlarını o kodlara göre
belirleyecektir.
Tek düze şeylerin içinde gördüğünüz farklı tutumlar da sizi o tutumları düşünmeye,
incelemeye ve araştırmaya itecektir. Sürekli gündem ve magazin konuştuğunuz arkadaşlarınız
varsa ve bir gün bir arkadaşınız size sanattan bahsederse, bilinçaltınız o tutumu inceler. O
yüzden farklı düşüncelere, tarza,tutuma sahip olan insanlarla iletişim kurun. Farklı dallarda
bilgi sahibi olmanızın dışında bilinçaltınıza çeşitlilik sağlar. Bilinçaltında olan çeşitlilik sizi
sorgulamaya, yani bilinçli zihne yönlendirir.
Peki hiç olayları tersine çevirip bilinçaltınızı yanıltmayı denediniz mi ?
Sınavdan düşük aldığınız için sizi mahcup olacağınız şekilde azarlayan bir anne ya da
öğretmen hayal edin. Olay gerçekleşti ( sınavdan düşük alma sonucu azarlanma ) karar alındı
( başarısızlık ) kod gönderildi ( başarısızsın). Bilinçli zihni devreye sokun ve sorgulayın. Ben
bir sınavdan düşük aldım diye neden başarısız olayım ki ? bu alana yeterince önem
vermemem beni başarısız kılar mı ? bunların cevabı tabi ki hayır. Öyleyse birde bilinçli
zihinle olayları ele alalım. Olay yaşandı ( sınavdan düşük alma sonucu azarlanma) karar
alındı ( düşüncesizlik) kod gönderildi ( karşımdaki insan düşüncesiz). Olayları tersine
çevirerek, yani odak noktasının dışına bakarak bilinçaltınıza size yerleşse bile zarar vermeyen
kodlar gönderin.
Bilinçaltı derya deniz, hangi duygularla, travmalarla ne karar aldığımı nereden bileceğim
diyebilirsiniz. Evet bilemezsiniz çünkü bilinçaltı silinemez, unutmak gibi bir sistemi de
yoktur. Davranışlarınızı gözlemleyip kaynağını bulursanız eğer, bilinçaltını kandırabilirsiniz.
Ama yine tamamen yok edemezsiniz. Yaşadığınız olayı bilinçli zihinle sorgulayıp kendinize
bir şans verirseniz, normalleştirme yaparak, yani o duyguları önemsemiyormuş gibi yaparak
bilinçaltınızın onu daha görünmez raflara taşımasını sağlayabilirsiniz. Bilinçaltınızın
evirilmesi sizin elinizde.
Kendinizi en çok kriz durumlarında sorgulayın, unutmayın kriz durumlarında kontrol
bilinçaltındadır. Çok endişeliyim, çok korkuyorum gibi sözler kullanmayın bu sizi daha
endişeli ve korkulu yapar. Bunlar yerine bunu atlatacağım, sakin olacağım, sonunda gülüp
geçeceğim gibi telkinlerde bulunun. Daha sakin ve olumlu olduğunuzu hissedeceksiniz.
Bilinçaltını gördüğü her şeyi sünger gibi çeken bir çocuk olarak düşünün. O çocuğu siz
yetiştiriyorsunuz. Evladınızı boş bilgilerle doldurmayın…

– Burcu Kılıçlı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.