1-) Özümseyin ve Analiz Edin 

Etrafınızda olan biten her seyi özümseyin, tahmin ettiğinizden çok daha fazla hayatınızda yer kapladığını göreceksiniz. 

Peki nedir özümsemek ve akabinde analiz etmek ?

Sahip olduğunuz ya da size sunulan düşünceleri duyguları içinize alın, içinizde size yerleşmiş duyguların vereceği tepkileri analiz ederek ayrıştırın, rahat olun eğer sizi derinlere çekecek hoş olmayan bir duygu ise tepkileriniz, hatta vücudunuz bile size haber verecek.

Eğer bu analizi yapmayıp duyguları içinize alırsanız ve vücudunuz size iyi haberler vermiyorsa ( hızlı atan kalp, endişe , kaynağını bilmediğin bir sıkıntı vs. ) işiniz biraz zor.

Sorgulayın ! bu duyguyu neden kabul ettim ? aslında siz değil içinizdeki duygular kabul etti, bilinçaltınız onu reddetmedi. Yeni gelen duygu içinizdeki duygularla birleşip yeni ve kötü duygular oluşturmadan, gelecek duygulara karşı kendinizi affedin. Sizi sizden daha iyi kimse çözümleyemez. 

2-) Fiziken ve Ruhen Sadeleşmeye Gidin

Karmaşık duygular yaşayan birini gözlemlediniz mi hiç ? Ne kadar yorucu olduğunu bilirsiniz. Ya da durun önce daha kolay olandan başlayalım. Yaşadıkları ortamı ele alalım, kalabalık, her şeyin her şeye uyumlu olması için uğraşılmış, hiçbir kategorisi olmayan bir yığın eşya, eğer bu tarife uyuyorsanız lütfen fazlalıkları atın. Giyilmeyen kıyafetler, okunmayan kitaplar, yıllarca biriktirilen objeler , yatağın altı dolabın üstü kapıların arkası pencerenin önü. Hani gözlerini kapatsa yarısını sayamayacak ! Sadeleşin, ferahlayın, özgürleşin..

Beyaz duvarlar, uçuşan beyaz perdeler, tek renk bir halı, ahşap bir masa, birde su verdiğiniz için size çiçek açan çiçeğiniz , işte bu kadar. 

Şimdi sıra ruhun zincirlerini kırmakta, beyninle iş birliği yap. Her şeyi düşünmek zorunda değilsin ya da her şeyi uzun uzun düşünmek zorunda değilsin.  Elinden geleni yap ve unut.

3-) Düşüncelerinizi Görünür Yerlere Bırakın 

Bu yöntem düşüncelerinizi somutlaştıracak harika bir yöntem.

İster hedefleriniz olsun ister küçük istekleriniz , ya da biriyle konuşmadan iletişime geçmek için olsun size kalmış.

Küçük bir not kağıdına ne istediğinizi yazın, arkasına da neden istediğinizi sonra günde en az 3 kez gözünüzün çarptığı bir  yere bırakın. Bir süre sonra beyniniz kayıtsız kalmayacak ve adım atmak için harekete zorlayacak sizi. Eğer iletişim kurmak istediğiniz kendiniz değil başkasıysa onun göreceği bir yere bırakın, cevap verme ihtiyacı duymayacağı için yazdıklarınızı okuyup düşünecek, anlayacak ve karşılığı olumlu olacaktır.

Lütfen bunu deneyin. Neden istediğinizle ilgili çok ayrıntı vermeyin, ayrıntıyı notu okuyan kişiye bırakın o düşünerek bulacaktır.

4-) Duymak İstediklerinizi Önce Siz Söyleyin 

Hep duymuşuzdur “kendinizi sevin” , “kendini sevmeyeni kimse sevmez” evet doğru fakat bu eylem nasıl yapılır ? 

İşte şöyle başlayıp kendi karakterinize göre geliştirin. Öncelikle kendinize bakın, temiz ve bakımlı olun. Kendi vücudunuza minnet duyun ve onu şımartın. Evden çıkmayacak bile olsanız güzelce giyinin ve günü öyle geçirin. Sizinle çıkarsız dostluk kuran insanlarla iletişime geçin, kabuğuna çekilmen gereken vakitler elbet olacak ama önce kendini sevdiğinden emin ol. Bir örnek vermek istiyorum en basitinden ; diyelim ki o gün yeni bir bluz giydiniz karşınızdakinin gözlerinin içine bakarak içinizden “bluz bana ne kadar yakıştı görüyor musun deyin” hafif tebessüm eklemeyi unutmayın. Bir süre sonra konu bluzunuza gelecek ve size ne kadar yakıştığını söyleyecek. Şaşırmayın, gözler kalbin aynasıdır ve kendini ele vermende en büyük etkendir zaten bizim istediğimizde bu değil mi ? Duymak istediklerinizi önce siz söyleyin gözleriniz anlatacak merak etmeyin.  hem de sizin kendinize söylediğinizden daha çok heyecanlanmadığınızı göreceksiniz. Bu arada bluzunuz çok yakışmış.

5-) Fedakarlıklarınız Sizi Yormasın 

Bilmeyenler için değil de anlamayanlar için önce tanımını yapmak istiyorum.

Fedakarlık, başkasının amacı için kendi amaçlarınızdan vazgeçmektir.

Dozunda ve karşılıklı olursa bu harika bir eylemdir.

Fakat unutmayın her şeyin ama her şeyin fazlası zarardır. Fedakarlığın fazlası, haddini aşmışı, bana kendi uzvunu yiyen insan kadar korkunç geliyor. Haşlanan kurbağa deneyini okudunuz mu ? işte orada yavaşça ısınan, bunu yavaş olduğu için fark etmeyen ve sonunda ölen kurbağa, sizce de fazla fedakarlık yapan insana benzemiyor mu ?

İnsanlar en rahat, rahata alışırlar. Siz ne kadar çok fedakarlık yaparsanız önemi o kadar azalacak, zaten yapmanız gereken ritüeller haline gelecek. Lütfen sınır koyun. Sizi fedakar olmaya iten duyguları içselleştirmeyin. Sizi bambaşka biri yapmasına müsade etmeyin. Eğer yapmazsam terk edilirim diyenlerdenseniz, size kötü bir haberim var. Sonuç değişmeyecek.

Elbette hiç yapmayın demiyorum, elbette yapmalısınız durmanız gereken nokta ise, kendinize olan saygının zedelenmesidir. 

6-) Küçük Etkiler Büyük Hedefler Planlayın

24 saatin hepsi sizin, istediğiniz gibi bitirebilirsiniz. Öyleyse neden en azından 1 saatini gelişmek, yenilenmek için ayırmıyorsunuz ? 

Sabahları erken uyanın. Ya da her gün biraz daha erken uyanmaya başlayın. Herhangi bir şey için erken uyanmak dışında, erken kalkmak prensibiniz haline gelsin. Sabahın kokusunu ve serinliğini hissedin, güneşlenin, yenilenin.

Kendinizle başbaşa kalın. Bakalım erken uyanmaya başlamak sizin hangi yönünüzü keşfetmenizi sağlayacak. Heyecan verici.

Sizi mutlu eden şeylerin sürelerini uzatın, mutsuz edenlerin ise hem süreleri hem miktarlarını azaltın, hemen değil azar azar.

Mesela kitap okuma sürelerini uzatın ( kitap okumuyor isen bir sonraki başlığı sakın atlama) tv izleme sürelerini kısaltın,ve size bir öneri güne sabahın serinliğinde kitap ve kahveyle başlayın. Önemsemediğin süreler senin kalıpların olacak, günde okuduğun 10 dakika kitap ayda 5 saat eder. Ay sonunda 5 saat boyunca kitap okuduğunu bilmek seni çok mutlu edecek.

Küçük etki, büyük hedef sizi bambaşka biri yapabilir.

7-) Kitaplardan Güç Alın, Doğru Kitap Koşulsuz Güç Verir.

Neden doğru kitap dedim ? bahsettiğim edebi eserler ya da kalitesi onaylanmış kitaplar değil. Aslında sizsiniz. Çünkü okuma alışkanlığı olmayan insan yoktur, kendisi için doğru kitabı bulamamış insanlar vardır. Kitap içinde geçen şarkıyı dinleyin, ressamın tablosuna bakın, bilmediğiniz bir hayvan ise onunla tanışın, kitaptan alabileceğiniz ne varsa alın. Kitap alıntıları insanın yaşamından ve düşüncelerinden ipuçları verirler. Rahatsız olacaksanız beyninizin vicdanına bırakın, ya da kimseler görmeden not alın. Şifreleri sadece senin çözeceğin bu notlarda zaman içinde nasıl değiştiğini göreceksin. Kitabı kitaplığa bıraktığınızda siyah beyaz olduklarını, zamanın durduğunu ve çaresizce seni beklediklerini hayal et. Sonra kitabı açtığında uçuşan kelebeklere gülümse. Kitaplarınıza can verin, yazar beden verdi, ruhu siz vereceksiniz. Korkmayın kendiniz için doğru kitabı bulmak çok zamanınızı almayacak.

Kitap geliştirir, iyileştirir. İzin verin siz okurken verdiğiniz cana minnet duysun ve sizi nakış gibi işlesin. İzin verin, yeni bir kitaba başlamanın heyecanını yaşayın. Oturduğunuz yerden gezecek, bir çok insanla tanışacak, sayamadığım bir çok şeye şahit olacaksınız.

Unutmayın kitabın içindeki en önemli kahraman sizsiniz. 

8 ) Hayallerin Sınırlı Yapacakların Sınırsız olsun.

Üç tane öneri vereceğim sizlere. Birincisi sadece size ait, sizin izin verdiğiniz şeylerin olacağı bir alan yaratmak. Görmek istediğiniz yerleri, tanışmak istediğiniz insanları, almak istediğiniz arabayı, ilham aldığınız sözleri.. (satırlarca devam edebilir bunları siz belirleyin) bir kağıda yazın ve asın sonra görseller ekleyin. Mutlu anlarınızı dahil edin. Bir cümle yazı ve tarih, isterseniz o anı gösteren bir resim. O alan sizin orada dilediğiniz gibi yaşayın.

İkincisi, izlenmemiş filmleri izleyin, farklı tatlar tadın, okunmamış kitapları okuyun, ıssız yerleri gezin ve dinlenmemiş şarkıları dinleyin. Siz herkesten farklı bambaşka bir mucizesiniz. Kendini keşfetmek belki bu yollardan geçiyordur, bilemezsin. Dene.

Ve sevgili okur, mutlu olmak için başarılı, kariyer sahibi, zengin, idealist olmana gerek yok ama bunlardan biri için bile mutlu olmana ihtiyacın var.

Basit ve düzenli yaşa, mutlulukla kal.

–  Burcu Kılıçlı

By Burcu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.